Marka Bagimliligi
Marka Bagimliligi
***  2 Years

Marka Bagimliligi

Marka bağımlılığımı yoksa gösteriş mi? Siz söyleyin.

     Popüler kültürün en büyük bağımlılık ve takıntılarından olan marka takıntısı ya da marka bağımlılığı oldum olası aklımın ermediği ve hep saçma bulduğum bir konudur. Tamam, ben de marka denilen kıyafetlere ve ayakkabılara sahibim. Ama asla illa bu marka olun illa şu marka olsun takıntım olmadı. Her zaman üstüm açıkta kalmasın kafasındayım. Bunu pintilik olarak görenler de var mesela ama bir ayakkabıya gidip 400 lira vermektense o kadar parayla 6-7 çift ayakkabı alıp uzun yıllar giyme taraftarıyımdır.

     Marka bağımlılığı denilen şeyin küçüklükten insanlara aşılandığını düşünüyorum ben. Mesela örnek verecek olursam, ben küçükken hiçbir şey istemedim ailemden. Hep onlar ihtiyacım olduğu zaman aldılar bana. Şimdi ise bakıyorum etrafa, küçücük çocuklar pahalı pahalı şeyler istiyorlar ve ailesi almayacağı zaman yemekten kalkıp küsüyorlar. Aileye böyle şantaj uyguluyorlar ve aile de gidip alıyor. Kimi zaman ise çocuğun küsmesine fırsat kalmadan aile zaten çocuğun isteklerini direkt olarak yerine getiriyor. Ben küçükken küsüp masadan kalksam, tüm gün aç da kalsam ailem bana onu almazdı. Çünkü ihtiyaç yoktu ve masrafa da gerek yoktu. Bir de akıllı bir çocuk olduğum için ailemin durumunu fark eder ona göre davranırdım. Şimdi ise etrafta parasızlıktan ağlayan tipler, çocuklarının her istediklerini alabiliyorlar ben de bunu anlamıyorum. Şimdi bakın, o her şeyi alınan çocuk marka giyinir ve marka takıntısı vardır ama benim böyle bir takıntım yok. Tamam, kaliteli ve güzel olabilirler ama o kadar para harcamaya da değmezler be. Marka bağımlılığım yok evet, peki ya neye göre mi alışveriş yapıyorum? Her zaman ucuzluk ve kaliteyi bir arada aramışımdır.

      Marka takıntısı sadece giyecek konusunda değil, yiyecek konusunda da insanları hâkimiyeti altına almış konumda. Ben giderim yolda gördüğüm bir dürümcüde yemek yiyebilirim. Ne eti olduğunu bilmiyorum evet ama muhteşem markaların da ne eti kullandıklarını bilmiyoruz. Yanlış mıyım? Starbucks, Burger, Mc Donalds gibi birçok marka var. Deli gibi kalabalıklar. Neden? Çok mu güzeller? Asla bu sebepten dolayı olduğunu sanmıyorum ben. Mutlaka marka olduğu için de buralara giden ve bu yiyecek ve içecekleri tercih edenler vardır.

     En hassas olduğum ve en dayanamadığım konu teknoloji… Neden dayanamıyorum biliyor musunuz? Param yok deyip zırıl zırıl ağlayan insanların ellerinde en pahalı telefonlar. Abi moda yok bu işlerde ya. Kaliteli olup ucuz olan onlarca marka telefon var mesela. Ama marka değiller, bilinmiyorlar. Bu nedenle tercih edilmiyor. Aynı özelliklere ve kaliteye sahip olan iki ürün çıkınca birisi 400 birisi 4000 TL olsun. Marka takıntısı olan 4000 TL olanı alır. Neden, çünkü o marka ve herkeste var herkes beğeniyor. İlginçsiniz gerçekten. Kendiniz için yaşayın ya! Çevreye şekil yapmak hava atmak için yaşamayın! Gerek yok masrafa, çevreye şekil yapabilmek için çok para harcamaya gerçekten gerek yok!

     Para kolay kazanılmıyor ki bir marka için gereksiz harcama yapayım. İnsanların bu marka takıntılarını bu sebeple anlamıyorum. Aklım almıyor yani mantığı. Ee marka diye ne oldu şimdi? Sen onu giydin, yedin, içtin ya da kullandın ne oldu? Kendini mi rahatlatıyorsun? E kendin niye rahat değildin ki marka kullanmadın diye? Birisi bu marka takıntısının mantığını bana söylesin susacağım. Tamam, bir tane mantıklı sebep sunun ben de marka takılacağım artık. Anlatın bana ya! Anlatın da anlayayım şu marka bağımlılığının ne olduğunu.

Marka Bağımlılığı Sokak Röportajı

0
0
0
0
0
0
0
0
0
0 Comments

Follow Us on Facebook