Sema Citak Kimdir
Sema Citak Kimdir
Government ***  8 Months

Sema Citak Kimdir

Liseyi de bitirdim. Bu arada babama hiçbir şey söylemiyordum. Çünkü babam  kadınların okumasına karşı tutucu bir adamdı. Sonra açık öğretim sınavları başlamıştı o dönemler. Bir de açıköğretime başlayayım belki bir yerler kazanırım diye düşündüm.

Image

Sema Çıtak kim?

1970 İzmir Bornova doğumlu üç kardeşiz. Ağabeyim, ortanca kız ben ve benden küçük erkek kardeşim. Babam çok aksi ve her dediği olsun isteyen bir babaydı. Annem ona keza daha sakin daha ılımlı ve daha yapıcıydı. Zaten anneler hep böyle değil midir? Ben Orta ikiye kadar okuyabildim. Orta 2 okuduğum dönemler babam ''Sen kilo aldın artık okula gitme evde otur'' dedi. Onun kafasında ''At beslenirken, kız istenirken.'' düşüncesi vardı. 17 yaşıma geldim ve anneme dedim ki ''Anne babama söyle beni muhasebe daktilo bilgisayar kurslarına göndersin. Okutmadı, en azından sertifika alabilirim.''  Annem babamla konuştu. Babam zor da olsa tamam dedi. Ben 18 yaşından gün aldım. Çankaya Necatibey Bulvarı'nda Sönmez Takdir ve Bilgisayar muhasebe kurslarına gittim. Bir sene içerisinde birincilikle bitirdim hepsini. Hemen yan tarafında Özdemir sürücü kursları vardı. Hemen ehliyetimi aldim. Hiç unutmuyorum kurs bittikten sonra noterde on parmak daktilo ile işe başladım.  1 sene kadar orada çalıştım. Sonra Anneme dedim ki ''Anne! Senin tanıdıkların çok. Bana daha büyük bir firmada daha güzel bir iş imkanı olabilir mi? O da rahmetli milletvekili Işılay Saygın kendi ünvanını kullanıp beni Mazhar Zorlu Holding bünyesinde Çankaya'da santral bölümüne yerleştirdi. ilk iş deneyimim noterde, ikinci iş deneyimim Özdemir Sürücü Kursuydu. 3. ise Zorlu grubu Mazhar Zorlu Holding de santralde aynı zamanda Asistan sekreterlik yaparak 12 yıl çalıştım. 12 yıl süre içerisinde orta ikiden babam beni aldığı için,  dışarıdan Ortaokulu bitirdim arkasından hemen liseye kayıt yaptırdım. Liseyi de bitirdim. Bu arada babama hiçbir şey söylemiyordum. Çünkü babam  kadınların okumasına karşı tutucu bir adamdı. Sonra açık öğretim sınavları başlamıştı o dönemler. Bir de açıköğretime başlayayım belki bir yerler kazanırım diye düşündüm. 2 senelik psikoloji bölümünü kazanmıştım. 2 sene okuduktan sonra yatay geçişle 4 sene daha psikoloji okuyabiliyordum. Fakat babam bana haber vermeden nasıl ortaokulu, liseyi ve üniversite 2 senelik okuduysan bunu da kendi başını hallet deyip başından gönderdi. Kısa zaman sonra 12 yıl mazhar Zorlu Holding de çalıştıktan sonra oradan ayrıldım. Göğüs Hastanesi'nde 5 yil psikiyatri bölümünde çalıştım ve sonra oradan da çıktım. Bu arada hayatımda çok fazla bir değişiklik yoktu. Nasıl bir değişiklik olabilirdi ki? Sonuç itibariyle çok tutucu bir baba, sözünü geçiremeyen bir anne. Ben yine kendimce bir şeyler yapmaya gayret gösterdim. Çalıştığım süre içersinde ve kazandığım parayla sadece kendime baktım. Çünkü benim babam benim paramı kabul etmezdi. Gel zaman git zaman Sema Çıtak 33 yaşında bir adama aşık oluyor ama kimsenin onaylamadığı ve kimsenin beğenmediği bir adama. Onunla 12 sene evliliğimiz sürdü. 12 sene içerisinde annemin babamın evinin ne kadar kıymetli olduğunu anladım fakat insanlar kaderinde birçok şeyi yaşayabiliyorlar ve bu yaşadıkları olaylar ders oluyor insanlara. Bana da ders olduğu gibi. O zamanlar tabii öyle düşünmüyorduk. Seviyorduk mutluyduk. O dönem ve insanlar bir şey demesin diye evlilikler çabuk bitmiyordu. Evlilikleri sürdürmeye çalışıyorlardı. İnsanlar bir şey demesinler insanlar ayıplamasınlar. Ben de onlardan biriydim. 12 yıl insanlar haklıymış. ''Bu adamdan bir cacık olmaz dedik sana'' demesinler diye 12 sene evliliğimiz sürdü. Sonra baktım ki insanlar için yaşamak yanlış. Bu hayat benim hayatım mutluysam da benim mutsuzsam da benim. Karar verdim boşanmaya. Allah'tan çocuğumuz olmuyordu. Cocuğumuz olsaydı belki de bosanmazdik. Bu da Allah'ın bana lutfu diye düşünüyorum. Bu hayatta çok zorluk çektim hep kendi başıma ayaklarımın üzerinde durdum. Herkes kendine göre çok şey çekmiş olabilir fakat ben gerçekten çektim ve şu anda ayakta duruyorsam kendi gücümle kuvvetimle güçlü karakter özelliğim ile duruyorum. Hiç kimseye muhtaç değilim. Hiç kimseye boyun eğmedim ve hiç kimseye bana şunu yap demiyorum. Ben varsam ben yaparım ben güçlüysem üstesinden gelirim düşünce tarzım ile yaşadıklarım bana bunu öğretti. Bir gün keşke ben bunları yaşamasaydım der miyim? Hayır demem. Çünkü bunları yaşamam gerekiyordu. Doğruyu yanlışı kendim bulmam gerekiyordu. Ben bu doğruyu yanlışı bulurken hep yalnızdım. Ne abim ne kardeşim yanımda yoktu. Annem zaten 2004 yılının Mayıs ayında vefat etti. Babam 7 sene sonra vefat etti. Ikisini de kaybetmiştim artık. Gerçekten ayakta tek başıma durmam gerekiyordu. Koca çınarlar yıkılmıştı ve o zaman kesin olarak net olarak anladım ki, ben ayakta durmaya çalışırken yanımda, sağımda solunda hiç kimsemin olmadığı anlarda bile, anne ve babamın sağ olduğunu biliyordum. Fakat onları kaybettiğim an kendi kendime dedim ki ''Belki yanimda degiller. Uzakta da olsalar sağ olduklarini bilmek yeter. Ama şimdi biliyorsun ki artık yoklar. O yüzden daha güçlü olman gerekiyor daha güçlü kimseye muhtaç olmadan kimseye boyun eğmeden yaşaman gerektiğini biliyorsun.'' 

Image

Şu anda tek başıma İzmir'de oturuyorum. Yeğenlerim var. İki tane dünya kıymetlisi delikanli. Benim çocuğum olmadığı için yeğenlerim benim için çok büyük bir nimet. Annelik duygumu yeğenlerimde yaşadım. Onlar saygılı 2 evlat benim icin. 26 yaşında ikiz erkek ve bu hayatta en çok değer verdiğim iki insan. Ama bu hayatta her şey karşılıklı. Onlar bana saygı gösterdiler ben de onları çok severek uzun süre ve hala bir arada oldum için şanslıyım. Arkadaşlar kısaca Sema Çıtak bu. Bu saatten sonra hayatımda ne gibi değişiklikler olur bilemem. Ya da bu saatten sonra elimde sihirli bir değnek ile dokunduğum her yeri, mutlu ve huzurlu bir ortama çevirebilirim belki. Tabii bu da bir Polyannacılık oyunu.  Böyle tozpembe bakarak düşündüğüm bir hayat bize daha neler gösterecek bilemiyoruz. Fakat bunların yanı sıra daha gösterecekleri varsa eğer, en azından ben gardımı aldım. Bu sıkıntılardan sonra beni yıkabilecek sıkıntı üzüntü yoktur diye düşünüyorum. Allah sevdiklerime ve bana ve bu yazılarımı okuyan herkes için güzel şeyler olmasını dileyerek hepinize Hoşçakalın diyorum. Ve iş güç sahibi olan herkes yazılarımı okuduktan sonra işine gücüne baksın diyorum. Okur-yazar boşta gezer arkadaşlar da kuzenimin tavsiyesi üzerine kendine bir iş bulsun diyorum. Ama sigortalı olmasına dikkat etsin. Hoşçakalın.

2
2
1
1
0
0
0
0
0
0 Comments

Follow Us on Facebook